|
Özürlülere ‘gümrüksüz otomobil’ çilesi
Ancak bu haklardan yararlanmak isteyenlerin karşılaştıkları bürokratik engeller adeta çileye dönüşüyor. ‘Yurtdışından gümrüksüz araç getirme’ hakkı bulunan özürlüler, öncelikle engellerini ispatlamak zorunda. Bunun için tam teşekküllü devlet hastanesinden alınan rapor yetmiyor. Suiistimalleri önlemek isteyen devlet, bu konuda sadece tek merkezde kurulan komisyonun vereceği raporu geçerli sayıyor. Ankara’da bulunan Bedelsiz Nakilhane Gümrük Müdürlüğü, ayda sadece bir gün özürlülere bakıyor. İşlemlere 10 dakika geç gidene, ‘bugün git, bir ay sonra gel’ deniliyor. Kimi Siirt’ten kimi Artvin’den, kimi tekerlekli sandalyeyle kimi sedyeyle yakınları tarafından Ankara’ya taşınıyor. Herkes ayda bir gün gelinen bu merkeze akın edince kuyruk çilesi başlıyor. Ayrıca fırsatçılar ve simsarlara para kaptırmak da cabası. Karşı karşıya bırakıldıkları durumu ‘zulüm’ olarak nitelendiren özürlülere Bedelsiz Nakilhane Gümrük Müdürü Ömer Çokparlamış da hak veriyor: ‘Yazık günah bu insanlara. Her ilde komisyon kurulsa, bu işlem birçok merkezde yapılsa, hem Ankara’daki yığılma önlenir hem de özürlüler rahatlar.”
Özürlü vatandaşlarının hayatını kolaylaştırmak için bir dizi yasal düzenleme hayata geçirildi. Ancak özürlüler bazı uygulamalar sebebiyle hâlâ büyük sıkıntılar yaşıyor. Bunlardan biri de ‘gümrüksüz araç alabilme’ hakkı. Beş yılda bir kez gümrüksüz otomobil hakkı bulunan engelliler, bu süre içerisinde aldıkları araçları başkasına satıp devredemiyor. Özürlülerin yaşadığı işkenceyi yetkililer de kabul ediyor. Çözüm ise 2053 sayılı Bakanlar Kurulu kararının değişmesi. Çünkü kararda, özürlülerin gümrüksüz araç alabilmelerine vize verecek tek merci olarak Ankara Bedelsiz Nakilhane Gümrük Müdürlüğü gösteriliyor. Türkiye genelindeki 7,5 milyon engellinin, durumu ne olursa olsun Ankara’ya gelip bu müdürlük bünyesinde ayda bir gün kurulan komisyon tarafından görülmesi gerekiyor. Komisyonda bir ortopedi doktoru, bir polis memuru, Sakatlar Konfederasyonu, Gümrük Müdürlüğü ve Gümrük Muafiyetler Şubesi’nden birer temsilci yer alıyor. Komisyon, özürlünün durumuna bakıp nihai kararı veriyor. Gümrük müdürlükleri, vatandaşların tam teşekküllü devlet hastanelerinden aldığı ‘özürlü’ raporlarını kabul etmezken, sadece Ankara’daki bu komisyonun raporunu dikkate alıyor.
Başkentin sapa bir bölgesinde yer alan Bedelsiz Nakilhane Gümrük Müdürlüğü, her ayın ilk salı günü özürlü vatandaşların akınına uğruyor. Kimi yatalak, kimi tekerlekli sandalyeli, kimi ise koltuk değnekli. Engellilerin sıkıntıları çok. Öyle ki yürüyemeyen bir vatandaşın özürlü olduğuna ilişkin raporları teslim ettiği yer, müdürlük binasının merdivenle çıkılabilen ikinci katında. Şanlıurfa’dan gelen Şükrü Aslan, tekerlekli sandalyeyle çıkamadığı merdivenleri çevrede bulunan insanların yardımıyla aşmayı başarmış. Yürüme engelli Garip Ünal, hastanelerden aldıkları özürlü raporlarına ’sahte’ muamelesi yapılmasından yakınıyor. 12 yaşındaki yatalak kızını Yozgat’tan getiren İbrahim Solmaz, özürlülere işkence yapıldığı görüşünde.
‘Yazık günah bu insanlara’
Ankara Bedelsiz Nakilhane Gümrük Müdürü Ömer Çokparlamış, özürlülerin yaşadıkları sıkıntıyı doğruluyor. Çokparlamış’a göre, sorunların kaynağı, kendilerini tek yetkili gümrük kabul eden 2053 sayılı Bakanlar Kurulu kararı. Çokparlamış, komisyonun her ilde kurulabileceğini, böylelikle özürlülerin rahatlayacağını belirtiyor. Tek merkez uygulamasının suistimallerin giderilmesi adına yapıldığını hatırlatan Çokparlamış, şunları söylüyor: “Ortada bir sıkıntı olduğunu kabul ediyorum, vicdani olarak rahatsız oluyorum. Özürlü vatandaş Siirt’ten gelip belgesini alıyor, ardından gümrüksüz arabasını alabilmek için bir kez daha bize geliyor. Fiziki zorlukların yanı sıra buraya gelip giderken masraf yapıyor. Yaşanan bu sorunun üst makamlarca incelenmesi ve bir çözüm yolu bulunması gerekir.” ifadelerini kullanıyor.
Engelli sivil toplum kuruluşları da gümrüksüz araç alabilmek için yaşanan sıkıntılara isyan ediyor. Türkiye Sakatlar Derneği Başkanı Şükrü Boyraz, sorunun ‘devletin kendi içindeki güvensizliğinden’ kaynaklandığını savunuyor. Boyraz, “Saçma bir uygulama var. Bu sorunlar bir genelgeyle çözülür. Her ilde komisyon kurulup bu iş kolaylaştırılabilir. Omurilik felci bir insan Hakkari’den kalkıp Ankara’ya gelemez. Bu bir zulümdür.” diyor. Tüm Engelliler ve Aileleri Yardımlaşma Derneği Başkanı İlimdar Bozdaş ise özürlülerin bazı haklardan yararlanmak için eziyet çekmek zorunda kalmamaları gerektiğini söylüyor. |